.... üstündeki düşüncemiz

Fransa, Türkiye kozmetik pazarında önemli bir yere sahiptir

 

Kozmetik sektörü, yüksek iç talepten dolayı zayıf ekonomik ortama rağmen düşüş göstermemekte olup, yabancı gruplar için önemli bir potansiyele sahiptir. Fransa, Türkiye'nin ithalatının yanı sıra, üretim ve dağıtımındaki yeri bakımından önemli bir yere sahiptir. Ancak, piyasada mevzuata bağlı bazı güçlükler vardır.

 

Ülkenin ekonomik sıkıntılarına rağmen geniş ve büyüyen bir pazar

 

Sektör (2017 yılında 5,34 milyar Dolar ile, bir önceki yıla göre +% 5 artış) değer kazanmaya devam ediyor, ancak dünya pazarındaki performansın ve son yıllarda görülen yıllık büyümenin altındadır. (yılda % 10) Hacim açısından sektördeki profesyoneller pazarın istikrarlı kalacağını kabul ediyorlar. Sektörde 120.000 çalışanı olan yaklaşık 5.000 şirket faaliyet göstermektedir. Önemli yerel üretime (2018'de 3,24 milyar Dolar) rağmen, "tüketici" ürünlerine yoğunlaşan Türkiye, ithalata bağımlı olmaya devam ediyor. Türkiye'de satılan 170.000 kozmetikten yalnızca 46.000'i yerel olarak üretilmektedir. Seçilen ürünler için (lüks pazar veya dermo kozmetikler), yerel üretimin olmaması ve pazarın yüksek talebi, ithal ürünler için fırsatlar sunmaktadır. Bu nedenle, Türkiye'nin kozmetik sektöründeki ticaret dengesinde açık (367 milyon Dolar) bulunuyor. 2018’de 1,15 milyar Dolar (+% 5) ithalata karşılık, ihracat 783 milyon Dolar (2017’ye göre +% 3) oldu.  Hükümetin 2023 yılına kadar 4 milyar Dolarlık ihracata ulaşma hedefi bulunuyor.

 

Kozmetiklerin fiyatını yükseltirken (sanayide kullanılan hammaddelerin % 70'i ithal) tüketici satın alma gücünün bozulmasına neden olan 2018’deki döviz krizine rağmen, yurt içi kozmetik talebi devam ediyor. Genç orta sınıfın ortaya çıkması (ortalama yaş 32) ve şehirlilik (% 91), ayrıca turizmin büyümesi, özellikle Ortadoğu ülkelerinden gelen lüks ürünlere yönelik talepler bu durumu etkiliyor.  Çok sayıda dağıtım kanalı (süpermarketler, eczaneler ve özel mağazalar) ürünlere tüketicilerin hızlı erişimini sağlıyor. (220.000 adet satış noktası) 2018'de bu kanal üzerinden toplam satışların % 3'ünü kozmetik ürünler temsil etti.

 

Türkiye'nin ithalatı ve Türkiye’ye yapılan yatırımlar açısından geniş ölçekli ve çeşitli Fransız varlığı

 

Çokuluslu şirketler birkaç yıldan beri pazarı yönetiyor. L'Oréal, Procter & Gamble, Unilever, Avon ve Beiersdorf pazar payının % 37,5'ini oluşturuyor. Türkiye'de Fransız markaları uzmanlıkları ve imajlarından dolayı özellikle tanınmaktadır. Fransa, Almanya ile birlikte, ithalatın % 16'sını oluşturarak ülkenin en büyük kozmetik tedarikçisidir. Fransa’nın Türkiye’ye ihracatı, esas olarak cilt bakım ve makyaj ürünleri (% 39) ve sanayi için kokulu çözümler (% 27) olmak üzere 184 milyon Dolar olarak gerçekleşti. Fransız ürünlerine pazarda, yerel bayilikler ve dağıtım ağları üzerinden kolayca erişilebilir. Ayrıca, eczanelerde de büyük miktarda sunuluyorlar.

 

... ancak, gittikçe daha da karmaşık hale gelen mevzuat

 

Yüksek vergi oranına ek olarak, sektöre özgü yeni mevzuata ilişkin gelişmeler ile karşılaşıldı. KDV uygulandıktan sonra (% 18), özel tüketici vergisi (ortalama % 20’lik ÖTV), gereklilik veya lüks olma (temelde ithal edilmiş) durumlarına bağlı olarak kozmetik ürünlere farklı bir şekilde uygulanıyor. Ayrıca, Eylül 2016'dan bu yana, kozmetik ve alkol için kredi kartıyla taksitli ödeme yapılamamaktadır. Tüketicilere yönelik satışlar üzerindeki belirgin etkisinin yanı sıra bu önlem, aynı zamanda genellikle taksitli ödeme yapan profesyonelleri (örneğin eczacılar veya kuaförler) de etkiliyor. 2018 yılında, yeni bir ürünün piyasaya sürülmesinden önce, ürün izleme sistemine tam güvenlik değerlendirmesi yapılması yükümlülüğü getiren Kozmetik Yönetmeliği’nde değişiklik hazırlandı. Bu durum, iş gizliliği ve fikri mülkiyet, özellikle de siber güvenlik açısından risk oluşturabilir. Ek olarak, bu yaklaşım önemli işlem süresi gerektiriyor. Bu yeni önlemler, Avrupa standartları ve Türkiye'nin Avrupa Birliği mevzuatına uyum sağlaması amacından uzaklaşmaktadır. Son olarak, Türkiye'de, parfümler başta olmak üzere, sahte ürünler bulunmaktadır.

 

Türkiye'de kozmetik sektörü, alım gücündeki düşüşe ve ürün fiyatlarındaki artışa rağmen, devam eden iç talebi karşılamak için ithalat yapmaya devam etmektedir. Bu durum, « Fransa’da üretilmiş » ürünlere özel ilgi gösteren tüketicilere yönelik Fransız şirketlerinin işlerinin gelişimine elverişli ortam yaratmaktadır

 

Kaynak : Fransa Büyükelçiliği Ekonomi Servisi

 

Aynı konu üzerine makale

Dernek

BİLGİLENDİRME NOTU

Tüzüğünde ifade edildiği üzere, "Türkiye'de Fransız Ticaret Odası" görevi ifa eden, Türk - Fransız Ticaret Odası olarak da bilinen, 1885 yılında...

Aynı konu üzerine etkinlik

Share this page Share on FacebookShare on TwitterShare on Linkedin

Close

Les Nouvelles de la Chambre