Türkiye ile Yakın ve Orta Doğu ülkeleri (Mısır, Lübnan, Irak, İran, Suriye, İsrail, Ürdün, Filistin Toprakları) arasındaki ticaret ve ekonomik ilişkiler

Türkiye, özellikle ihracat açısından, Yakın Doğu ve Orta Doğu ülkeleriyle aktif ekonomik diplomasiye ve önemli ticarete sahiptir. Bu sekiz ülke, başta Irak ve İran olmak üzere, Türkiye için önemli bir ticari açılış oluşturuyor. Çapraz yatırımların hacmi hala sınırlı olsa da, özellikle inşaat ve hidrokarbonlar sektöründe Türk şirketleri bölgede oldukça iyi bir şekilde kurulmuş durumdalar ve Türkiye kalkınma yardımları alanında oldukça aktiftir.

 

Ticari ilişkileri on yıldır keskin bir şekilde yükseliyor

 

2017 yılında, toplam Türkiye ihracatının %13,4'ü bu sekiz ülkeyle 21,1 milyar ABD Doları tutarında gerçekleşmiştir. 10 yılda bu oran neredeyse ikiye katlandı (2007 yılında, Türkiye bu ülkelerle toplam %7,8 ihracat gerçekleştirdi) ve bu tutarın hacmi neredeyse 4 ile çarpıldı (2007'de 5,6 milyar dolar). Bugüne kadar kademeli olarak düşüşe geçmeden önce 2012 yılında en üst seviye ulaştı  (bu ülkelere toplam 28,9 milyar dolarlık ihracat ile  Türk ihracatının %19'unu oluşturuyor).

 

Öte yandan, Türkiye'nin 2017 yılında toplam ithalatının %5,4'ünü teşkil eden bu sekiz ülke, 12,8 milyar ABD Doları ile Türkiye için büyük tedarikçileri arasında yerini almamaktadır.  Bu rakam 2011 ve 2012 yıllarındaki yükseliş haricinde 10 yıldır sabit olup,  sırasıyla 16,7 milyar (toplamın %6,9'u) ve 15,5 milyar (%6,6) dır.  Son iki yıla göre, 2017 yılında toplam ithalat hacmi arttı (2015'e göre +%35 ve 2016'ya göre +%45).

 

Bu 8 ülke ile 2013 yılından beri yükselişte olan Türkiye’nin dış ticaret fazlası, 2017 yılında 8,3 milyar ABD Dolar ile  2016 yılına göre (12,5 milyar USD) yaklaşık %33 düştü.  Türkiye'nin ticaret dengesinin tarihsel olarak açığı olduğu bölgedeki tek ülke olan İran olduğuna dikkat edilmelidir (denge son on yıl içinde 8,9 milyar ABD Dolar ile 500 milyon ABD Dolar arasında açıklanmıştır ve 2017’de 4,2 milyar ABD Dolar olarak belirlendi). 10 yıldır diğer yedi ülke ile  Türkiye’nin dış ticaret fazlalığı mevcuttur.

 

a. Irak ve İran bölgedeki önemli ticari ortaklar

 

Irak, 2017 yılında Türk ihracatının %5,8’i (9,1 milyar ABD Dolar) ile  , Almanya ve İngiltere’nin ardından Türkiye’nin 3. müşterisi oldu. Bununla birlikte, Türkiye'nin Irak'a olan ihracatı, 2013 ve 2016 yılları arasında, 11,9 milyar ABD Dolar (toplam ihracatın %7,9'u) ile keskin bir düşüş kaydetmiştir. 2017 yılında, iki ülke arasındaki ticari ilişkiler yeniden canlanmıştır (2016 yılına göre +%18'). Türkiye’nin Irak’tan ithalat hacmi oldukça düşük seviyelerde kalırken, 2017 yılında, % 90’ı altın olmak üzere toplam  1,53 milyar ABD Dolar (Türkiye’nin toplam  ithalatının %0,6'sı) civarındadır. Ülke, Orta Doğu genelinde  Türkiye'nin önde gelen ilk ticari merkezidir.

 

İran ise, 2017 yılında 3,3 milyar ABD Doları ile (Türkiye’nin ihracatının  %2,1'i), Türkiye'nin 11. müşterisidir. Bu rakam on yıldır istikrarlı bir şekilde yükselirken, 2017 yılında %34'lük bir gerileme gösterdi (2016 yılında toplam 5 milyar ABD Doları ile Türk ihracatın %3,5'i idi). En önemlisi, İran, hidrokarbonların önemli ticaretinden dolayı, 2017 yılında 7,5 milyar ABD dolarlık ithalat (toplam Türk ithalatının %2,4’ü) ile birlikte Fransa'nın hemen ardından, Türkiye'nin yedinci tedarikçisi konumundadır. 2011'den bu yana keskin bir düşüş kaydeden İran'dan yapılan ithalat, 2011'de 12,5 milyar ABD Dolar iken 2016'da 4,7 milyar ABD Dolara düşerek,  2017 yılında tekrar yükselmiştir (2016 yılına göre +%60). Sayın Erdoğan ve Sayın Rohani'nin 2017 Ekim ayında buluşmasında, iki devlet başkanı 2018 yılında ticaret hacmini 30 milyar ABD Dolara çıkarmak istediklerini açıkladılar, özelikle Temmuz 2017'den bu yana, iki ülke, 2015 yılı Ocak ayında yürürlüğe giren ticaret anlaşmasının ardından, serbest ticaret anlaşmasının kurulması için görüşmelere başladı. Bu gelişmeyi kolaylaştırmak için, iki ülke arasındaki üç sınır ticaret noktası artık günde 24 saat çalışmakta. Türkiye aynı zamanda İran doğal gazı ithalatını artırmayı ve yaptırımların kademeli olarak kaldırılmasına yardım edebilecek ülke ile olası bankacılık ilişkilerini geliştirmek istiyor. Aslında, enerji sektöründe ticaret, iki ülke arasındaki ticaret ilişkilerinin en önemli yönüdür, 2016'da İran, Türkiye için 7 milyon ton ithalat ile (toplam Türk petrol ihracatının %17,32'si) en büyük üçüncü (Irak ve Rusya'nın arkasında) petrol tedarikçisidir, ve Rusya'nın ardından ikinci en büyük doğalgaz tedarikçisidir (toplam ithalatın 7,7 milyon m3 veya %16,6'sı).

 

b. İsrail ve Mısır: 2. sıradaki ticari ortaklar

 

İsrail, 2017 yılında 3,4 milyar ABD Doları veya toplam Türk ihracatın %2,2'si ile Türkiye'nin en büyük 9. müşterisidir. Bu rakamlar son on yılda yükseliyor. İsrail, 2016 yılında sadece 1,5 milyar ABD Doları veya toplam Türk ithalatının %0,6'sı ile Türkiye için küçük bir tedarikçi konumundadır. Avrupa Birliği ile yapılan Serbest Ticaret Anlaşmasının dışında, İsrail'in Türkiye'nin Mart 1996'da (Mayıs 1997'de yürürlüğe girmiştir) iki taraflı bir serbest ticaret anlaşması imzaladığı ilk ülke olduğu belirtilmelidir.

 

Mısır, Türkiye'nin en büyük 19. müşterisi olup 2017 yılında 2,4 milyar Dolar ya da toplam ihracatın %1,5'i ile 2012 yılı ile mukayese yapıldığında  (3,7 milyar dolar ile  toplam ihracatın  %2,4'ünü teşkil etmekte idi) bir düşüş yaşamaktadır. Mısır, Türkiye için ikinci kademeli bir tedarikçidir, 2016 yılında ithalat 2 milyar ABD Doları veya toplam Türk ithalatının %0,8'i idi. Her iki ülkenin de Mart 2007'den bu yana serbest ticaret anlaşması bulunmaktadır.

 

Gelişen ekonomik ilişkiler

 

a. Sınırlı çapraz yatırımlar

 

Türkiye, Irak ve Filistin Toprakları dışında, bu ülkelerin her biri ile ikili yatırım anlaşmaları imzalamıştır.

 

Türkiye tarafından üretilen Doğrudan Dış Yatırım (DDY)  akışları küresel düzeyde mütevazı kalmaktadır. 2017 yılında 3,2 milyar ABD doları, 2016 yılında 3,1 milyar ABD doları ve 2015 yılında 5,2 milyar ABD Doları seviyesinde gerçekleşmiştir. Bu akışın toplamında sekiz ülkenin nispi payı, 2015 yılında %0,7'den (39 milyon ABD Doları) 2016 yılında %2,1'e (65 milyon ABD Doları) ve 2017'de %2,9'a yükseldi. 2017 yılında en çok yatırım yapılan ülkeler Mısır (23 milyon ABD Doları) ve Irak (65 milyon ABD Doları). 2014 yılında, bu sekiz ülkedeki DDY miktarı, Irak'a yapılan yatırımlar (181 milyon ABD Doları) sayesinde 193 milyon ABD Doları veya toplamın %3,7'sine ulaştı.

 

Son yıllarda, bu sekiz ülkeden Türkiye'ye doğrudan yatırım akışı, çoğunlukla Lübnan'dan geldi. 2016 yılında, miktar 157 milyon ABD Doları tutarında oldu (toplamın %2,8'i). Bu miktarın 152 milyon ABD Doları Lübnan'dan geldi. Buna karşılık, 2013 yılı 603 milyon ABD Doları (% 6,1) ile bir yükseliş gösterdi, bu rakamın 573 Milyon ABD Doları Lübnan'dan geldi. 2017 yılı yatırımlarda önemli bir düşüş yaşadı, 4 milyon ABD Doları (toplamın% 0.05'i) olan yatırımlar, Lübnan'dan sadece 2 milyon ABD Doları oldu.

 

DDY stokları açısından, Türkiye için, bölgenin iki ana yatırım ülkesinin İran ve Irak olduğu görülüyor.

 

b. Türk şirketleri özellikle inşaat ve hidrokarbonlar alanında aktif

 

Bölgede bulunan Türk şirketleri, büyük ölçüde Irak'a dayanmaktadır ve özellikle inşaat ve altyapı projeleri alanında aktiftirler.

 

Yabancı yatırımlara elverişli olmayan bir piyasa yapısına rağmen, bazı Türk şirketleri de İran'da bulunmaktadır. Özel sektör ekonominin %20'sinden daha azını temsil etmektedir ve ana sektörler (otomotiv, demir ve çelik, enerji) kamu sektörü tarafından yönetilmektedir. Ancak, 2017 yazında Tahran ve Ankara, turizm, ulaştırma, petrokimya ve altyapı gibi sektörlerde karşılıklı yatırımı kolaylaştırmaya karar verdiler.

 

c. Türkiye’nin ekonomi diplomasisi ve kalkınma yardımı

 

Türkiye aynı zamanda bölgede kalkınma yardımları alanında da aktif olarak yer almakta olup, ülke bugün bile ilk 10 resmi kalkınma yardımı sağlayıcısıdır. 2015 yılında, Suriye için 2,7 milyar ABD doları (1. yararlanıcı ülke, toplamın %69'u) ve Filistin toprakları için 29,8 milyon (6. yararlanıcı ülke toplamın %0,8'i) olmak üzere 3,9 milyar ABD Doları olmuştur.  2016 yılında bu miktar %66 artarak 6,5 milyar ABD Dolarına ulaştı, bunun da Suriye (1. yararlanıcı ülke, toplamın %89'u) için 5,8 milyar ABD Doları ve Filistin Toprakları (3. yararlanıcı ülke toplamın %0,7'si) için 43,1 milyon ABD Doları olmuştur.

 

Türkiye bu iki ülkede insani yardım faaliyetlerinde, teknik yardımda, kültürel mirasın korunması, su temini ve okul inşaatında yer almaktadır.

 

d. Yakın ve Orta Doğu'dan gelen ziyaretçi sayısı artmaktadır

 

2016 yılında Türkiye 24 milyon yabancı ziyaretçiyi ağırladı, bunların %11,3'ü (2,9 milyon ziyaretçi) bu sekiz ülkenin birinden gelmiştir. İlk kontenjanı temsil etmekten uzak olsalar da, bu ülkelerin vatandaşları Türkiye'nin turizminde giderek daha önemli bir yer kaplamaktadır. Bu durum özellikle İran için geçerlidir, 2016 yılında 1,6 milyon İranlı vatandaş (toplam yabancı ziyaretçilerin %6,6'sı) Türkiye'yi ziyaret etmiştir. Aynı zamanda İran 1,6 milyon Türk ziyaretçisini ağırladı.

 

Kaynak: Fransız Büyükelçiliği Ekonomik Servisi

 

DAHA FAZLA HABER

Share this page Share on FacebookShare on TwitterShare on Linkedin
Close

Les Nouvelles de la Chambre