.... üstündeki düşüncemiz

AB ile Türkiye arasındaki Gümrük Birliği'nin modernizasyonunun beklenen faydaları

 

1995 yılında oluşturulan AB ile Türkiye arasındaki Gümrük Birliği artık aynı ekonomik yararları üretmiyor gibi görünmekte ve artan sayıdaki pazar erişim zorluklarını çözememektedir. Dahası, AB'nin yakın zamanda tamamladığı yeni nesil anlaşmalarla çok daha küçük kapsamdadır. Ayrıca, Komisyon’un AB-Türkiye ekonomik ve ticari ilişkiler çerçevesini genişletme ve modernize etme önerisi Ocak 2017'den bu yana Konsey tarafından engellenmektedir.

 

DEİK, Türk özel sektörünün dış ekonomik ilişkilerini koordine eden kurum olup, EDAM Think Tank, Gümrük Birliği'nin modernizasyonunun Avrupa ekonomisine sağladığı faydalar üzerine bir çalışma yürütmüştür. Özellikle aşağıdaki hususlar vurgulanmaktadır:

 

Gümrük Birliği (GB) her iki tarafa da yarar sağladı

 

Türkiye'nin GSYH'sine +% 0,7 katkısı, Avrupa GSYİH'sine içinse +% 0,008 olacak. Türk hanehalklarına 7,5 milyar Euro gelir Avrupalı hanehalklarına ise 1,6 milyar Euro gelir ekleyecek. İkili ticaret açısından GB, Türkiye ihracatında +%  1,28 (6 milyar Euro) ve Avrupa ihracatında ise +%  0,029 (8,7 milyar Euro) artış sağlayacaktır. Ayrıca, Türkiye'den yapılan ithalat +% 2,6, AB'den ithalat ise +%  0,029 artış gösterecek.

 

AB ile Türkiye arasındaki Gümrük Birliği'nin derinleştirilmesinin ekonomik, politik ve kurumsal yararları

 

GB, Türkiye ekonomisinin yalnızca % 20'sini ilgilendiriyor. Avrupa Komşuluk Konseyi tarafından 2017 yılında yapılan bir ankete göre, hizmetler ve tarım ürünleri üzerindeki tarifelerin kaldırılması Türkiye GSYİH'sini +% 1,44, Avrupa GSYİH'sını ise +% 0,01 artıracak. Ayrıca, Türkiye ve Avrupa ihracatında sırasıyla 4,9 milyar Euro ve 27 milyar Euro artışa yol açacak. GB’nin Avrupa Ekonomik Alanı (AEA) modeline dayanan hizmetlere açılması, AB’yi 450 milyar Dolar’ın üzerinde bir pazar haline getirecek. Benzer şekilde, GB'nin modernizasyonu standartlara ve düzenlemelere uyum sağlayacak, tarife dışı engellere son verecek ve Türkiye'nin ekonomik reformlar konusundaki siyasi kararları üzerindeki Avrupa etkisini artıracak.

 

GB'nin derinleşmesi, Avrupa sanayilerinin uluslararası düzeyde rekabet edebilirliğini de güçlendirecek. Buna göre, 2017 yılında Türk ürünlerinin Alman ihracatına kattığı değer 7,5 milyar Dolar, Hollanda’ya 2,7 milyar Dolar, İtalya’ya 2,6 milyar Dolar, Belçika’ya 2 milyar Dolar ve Fransa’ya 1,7 milyar Dolar olacak. Türkiye'nin Avrupa ihracatına katkısı temel olarak Almanya ve Hollanda için kimya ve hizmet sektörlerine, İtalya için tekstil endüstrisine ve Fransa için metal endüstrisine dayanmaktadır.

 

Kamu alımlarına açıklık açısından, AB'nin Türkiye kamu alımlarındaki pazar payı sadece % 0,23'tür. GB’nin derinleşmesi, Avrupalı şirketlerin 60 milyar Dolar değerindeki Türk kamu alımlarının tüm çağrılarına cevap vermesini sağlayacak. Ayrıca, Türk şirketlerine 1900 milyar Dolar değerindeki Avrupa kamu sözleşmelerine erişim sağlayacak.

 

Son olarak, anlaşmazlıkların sayısı arttıkça, ikili ticaret ilişkileri de bozuldu. Uyuşmazlık çözüm sisteminin modernizasyonu, tarafların ticari taahhütlerine saygı göstererek karşılıklı yararlı anlaşmalar yapma kabiliyetini büyük ölçüde geliştirecektir.

 

Mevcut anlaşmanın işleyişindeki sorunlar ve anlaşmanın derinleştirilmesinden elde edilecek potansiyel kazanımlara dair ortak görüşe rağmen, derinleşmiş GB tutkusu, AB ve Türkiye'de artan gerginliklerle karşı karşıyadır.

 

Kaynak: Fransa Büyükelçiliği Ekonomi Servisi – Ekim 2019

 

Aynı konu üzerine makale

Aynı konu üzerine etkinlik

Share this page Share on FacebookShare on TwitterShare on Linkedin

Close

Les Nouvelles de la Chambre